Almanya, aşırı sağcı AfD’nin siyasi sistemdeki yükselişinin yeni bir eşiğine hazırlanıyor. 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta yaklaşık 1.8 milyon seçmenin sandığa gideceği seçimde AfD’nin büyük bir zafer kazanması ve tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşması bekleniyor. Anketlerde yaklaşık yüzde 42 bandında seyreden parti, CDU’nun yaklaşık yüzde 24’lük oy oranının oldukça önünde. AfD’nin adayı Ulrich Siegmund’un eyalet başbakanı olması halinde parti, 2013’te kuruluşundan bu yana ilk kez bir eyalet hükümetini yönetecek. AfD’nin ana akımdan dışlanmasını hedefleyen yapısal önlemler için kullanılan “güvenlik duvarı” sistemi ise Berlin yönetimi için bir ikileme dönüşebilir.
MERKEZ SİYASET ENDİŞELİ
Anayasayı Koruma Dairesi tarafından “kesin olarak aşırı sağcı” diye sınıflandırılan partinin eyalet düzeyindeki olası iktidarı, merkez siyasetin endişelerini arttırdı. Federal hükümet ve eyalet yönetimleri, AfD’nin iktidara gelmesi halinde nasıl hareket edileceğini tartışıyor. Seçimden sonra Saksonya-Anhalt başbakanı olacak Siegmund, 16 eyalet başbakanının düzenli toplantılarının dönüşümlü başkanlığını da üstlenecek. Bu, AfD’ye karşı “güvenlik duvarını” savunan Şansölye Friedrich Merz’in Siegmund ile basın toplantısı yapmak zorunda kalacağı anlamına geliyor.
‘TOPLANTILARA ALMAYALIM’
Berlin’de konuşulan seçenekler ise siyasi boykotun ötesine geçiyor. Özellikle güvenlik ve istihbarat alanında AfD’nin hassas görüşmelerden dışlanması, ayrı toplantılar düzenlenmesi ve ortak bilgi sistemlerinde bazı verilerin erişime kapatılması gündemde. Thüringen İçişleri Bakanı Georg Maier, özellikle sağ aşırılıkçılık ve casuslukla ilgili bilgilerin AfD’den uzak tutulmasını savunuyor. Gerekçe, partinin Rusya ile ilişkileri konusunda duyulan güvenlik kaygısı. Eyaletin finansmanını kısıtlamaya yönelik planlar da konuşuluyor, ancak bu gelirlerin büyük kısmı anayasal güvence altında. AfD’nin yarattığı panik dalgasının sebebi ise, mevcut düzendeki temel kabulleri değiştirme vaadiyle hareket etmesi.
WEIDEL VİTES DÜŞÜRMÜYOR
AfD lideri Alice Weidel, pazar günü Alman ZDF’ye verdiği röportajında bu vaatleri sürdürdü. Daha sıkı göç politikası için sınırların kapatılmasını, Almanya’nın Schengen’den ve Euro Bölgesi’nden çıkmasını istediklerini belirten Weidel, iklim değişikliğine karşı Alman sanayisini etkileyen kararlardan geri adım atacaklarını söyledi. Ülkede iktidar olacaklarını savunan Weidel, AfD’ye karşı uygulanan siyasi güvenlik duvarını da “en antidemokratik şey” olarak nitelendirdi. Weidel’in söylemi Saksonya-Anhalt’taki kampanya ile paralel. Eyaletteki AfD programında göç politikasında “180 derece dönüş”, sınırların güçlendirilmesi ve geri gönderme politikasının sertleştirilmesi öne çıkıyor.
İZOLASYON TERS TEPEBİLİR
Ancak Berlin’in AfD’yi çevreleme çabası kendi içinde bir siyasi risk de taşıyor. Analistler partiyi izole etmeye yönelik atılacak adımların, AfD’nin yıllardır kullandığı “seçimi kazansak bile bizi iktidara bırakmıyorlar” söylemini güçlendirebileceği görüşünde. Bu AfD’yi iktidardan uzak tutmak yerine ilk kez yönetici koltuğunda sınav vermesine izin verme seçeneği de masada.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Bülten Seçimleri
The post Alman siyasetinde AfD paniği: Aşırı sağ ‘güvenlik duvarını’ aşıyor first appeared on .